Herkese iyi günler…
Eylül 2022
Extreme Makeover dizisini hatırlıyor musunuz? ABD merkezli bir realite TV şovuydu. Temelde mutsuz bir erkek ya da kadın bir makyajdan geçer… Bu sadece eski bir makyaj ve yeni kıyafetler değildi. Hayır. Bu olağanüstü bir değişimdi.
Saçları kesilip ölecek, ciddi bir egzersiz rejimi ve diyet uygulayacak, hatta estetik ameliyat bile olacaklardı. Bölümün sonunda arkadaşlarına ve ailelerine, 10 yaş daha genç ve tamamen farklı bir insan gibi göründükleri ortaya çıkacaktı.
Artık genç sayılmam ama aşırı bir değişim bana göre değil bence. (Bira ve futbolu çok seviyorum!).
Ama geçen yıl Millennium'un yenilenme zamanının geldiğine karar verdim. Yeni bir web sitesi, yeni bir logo, yeni renkler ve marka kimliği edindik… Yeni bir görünüm. Ve bu büyük bir başarı oldu. Ama bir şey aynı kaldı. İsmimiz.
Geçtiğimiz günlerde Türkiye'nin adını Türkiye olarak değiştirmesiyle ilgili bir haber okudum. Görünüşe göre Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, isim değişikliğinin Türk milletinin kültürünü, medeniyetini ve değerlerini en iyi şekilde temsil etmeye ve ifade etmeye yardımcı olacağını düşünüyor. Ve isim değiştiren tek ülke veya şehir onlar değil.
Bir zamanlar Hindistan'da Madras olan şehir şimdi Chennai, Bombay Mumbai ve Burma da Myanmar oldu. Bu örnekleri uzatabilirim… Soru şu: Bir ismin gerçekten önemi var mı?
Şirketinizin adının Türkiye mi yoksa Türkiye mi olması önemli mi? ABC Tesisat mı yoksa XYZ Tesisat mı olmanız fark eder mi? İsim değiştirmek iyi bir şey mi yoksa aynı mı kalmalı?
Birkaç kez "büyük çaplı değişim" geçirdik. Aslında, 1996'da işe başladığımdan beri dört kez marka değişikliği yaptık – ama isim hiç değişmedi. Benim için Millennium Cargo her zaman Millennium Cargo olarak kalacak. Bu bizim kimliğimiz ve bu isim etrafında inşa ettiğimiz itibarın bir anlam ifade ettiğini düşünüyorum.
Ne düşünüyorsunuz? Bir isim bu kadar önemli mi yoksa zamana ayak uydurup isminize zaman zaman "tamamen yeni bir görünüm" kazandırmak daha mı iyi?