+44(0) 121 311 0550 info@millenniumcargo.com

Geçenlerde bir arkadaşım bana çok güldüren bir hikaye anlattı..

Annesi, 14 yaşındaki oğlunu fosil avı için Lyme Regis'e götürmüştü. (Biliyorsunuz, o sağlıklı, temiz hava ve öğrenme dolu hafta sonlarından biri.) Neyse, fırına uğramışlardı – oğlan kendine taze bir kruvasan seçti. Sıcak. Tereyağlı. Gerçekten lezzetli. Elinde kruvasanıyla sahilde yürüyordu, hiçbir derdi yoktu. Sonra birdenbire… ÇAT! Bir martı aniden gelip kafasının arkasına sert bir darbe indirdi. Daha bağırmaya bile fırs bulamadan, diğer taraftan bir başka martı gelip kaptı – kruvasan gitmişti. Doğrudan elinden. Görünüşe göre, orada şaşkın bir şekilde, boş eline bakarak, ne olduğunu ve kruvasanının nereye gittiğini anlayamadan öylece durmuştu. Sanki gün ışığında soyulmuş gibiydi. Ki, dürüst olmak gerekirse… gerçekten de soyulmuştu.

Şimdi, gülmeyi bıraktıktan sonra (ki bu biraz zaman aldı), düşünmeye başladım. Hayat böyle değil mi? Plan yaparsın. Hazırlanırsın. Mükemmel pastayı seçersin. Sonra hayat, kafanın arkasına saatte 48 kilometre hızla bir martı gönderir ve pastayı elinden çalar. Her şeyi doğru yapsan bile yine de darbe alırsın. İster ebeveynlik olsun, ister işletme yönetimi, isterse dünyanın öbür ucuna kargo göndermek olsun.

Hepimiz o "martı anlarını" yaşamışızdır. Beklenmedik olaylar. Bir gecede olan değişiklikler. Her şeyi altüst eden son dakika gecikmeleri.

 Nakliye dünyamızda, kaybolan bir konteyner olabilir. Avrupa'da bir liman grevi olabilir. Ya da bir müşterinin malları, birinin doğru kutuyu işaretlemeyi unutması yüzünden 30 diğer malın arkasında sıkışıp kalabilir. Ve bazen kimsenin suçu yoktur. Tıpkı kruvasan olayı gibi – hayat işte böyle, size yanlamasına geliyor.

Ama işin aslı şu. Orada kruvasansız, sinirli bir şekilde durabilirsiniz… Ya da kendinizi toparlayıp fırına geri dönebilir ve başka bir tane bulabilirsiniz. Belki aynısı olmaz. Belki bu sefer sosisli börek olur. Ama yolunuza devam edersiniz.

35 yılı aşkın süredir nakliye işindeyiz ve öğrendiğim bir şey varsa o da şu: Martılara hazırlıklı olmalısınız. Beklenmedik durumlara hazırlıklı olun. Sıkı plan yapın, ama esnek kalın. Çünkü mesele sorunlardan kaçınmak değil, sorunlar ortaya çıktığında ne kadar çabuk toparlanabildiğinizdir. Ve bir dahaki sefere elinizde bir pasta ile kıyıya doğru giderken, gözünüzü gökyüzünde tutun.

Peki ya sen? Komik martı anlarınız var mı? Duymayı çok isterim…